Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cumartesi, 12 Aralık 2009 00:00
![]() |
Benim düşüncem olaya (terör) sağlıklı teşhis konulamıyor. Terörün beslendiği kaynaklar kurutulamıyor. Zaten olayın gerçek sebebini anlayamazsan teşhis de tedavi de bir işe yaramaz. Boş yere kan akar, analar ağlar durur. Tabi bizim de yüreğimiz dağlanır ama hiçbir zaman ana yüreği kadar dağlanamaz.
Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cumartesi, 05 Aralık 2009 00:00
![]() |
Bir önceki yazımda memlekete gideceğim için yazılara ara vermek zorunda kalacağımı beyan etmiştim. Bu ara epi uzun oldu. Okuldaki kulüp çalışmaları, derslerin yoğunluğu vs. neyse inşallah birlikteliğimiz devam eder.
Bu arada Pertevniyal Tarih ve Düşünce Kulübü olarak Pertevniyal TARİH dergisinin ikinci sayısını çıkarmak üzereyiz. Öğrencilerimiz derginin dizgisini yapıyor. İstedim ki bu dergi tamamen öğrencilerin ürünü olsun. Olacak da. Zaten onun için bu kadar uzadı. Birazda amatörlük var. İşin en zor kısmı kaldı, baskı.
Biz 657'ye tabiyiz güncel olaylardan dem vurursak siyaset yapmış oluruz. Yasak. Bu sebeple dikkat etmemiz gerekir. Mesela durup dururken bazı gençlerin taşkınlıkları incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden adam öldürmeler, gasp olayları bir şeylerin eksikliğini gösterir. Uyduruk sebeplerle isyan derecesinde nümayişler, devlet malına zarar vermelerin bir açıklaması olsa gerekir.
Basit ve kısa bir cevabı, ülkede terör estirenler hakkında herhangi bir müeyyide yok. Ara sokaklara daldılar mı iş bitiyor.
Şimdi buna benzer bir olaydan olay tam benzemese de cezasında bir örnek vereceğim:
Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cuma, 19 Haziran 2009 23:00
![]() |
Bu yazımda bugünü anlatmak istiyorum. Yıllardır öğretmenlik yapıyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Bu sebeple bu konuda hasbıhal etmek istiyorum. Geçen hafta okuyan öğrencilerimize karne verdik. Her birini gördüğümüz kadarı ile uğurladık. Görmediklerimize de gıyaben hayırlı tatiller temennisinde bulunduk. Gördüklerimize de birtakım nasihatlerle birlikte (kitap okuma gibi) tatilini iyi geçirmesini diledik.
Dün de okulumuzda bir tören vardı. Mezun öğrencilerimizin mezuniyet töreni idi. Tören öylesine duygu yüklü idi ki heyecan ile mutluluk iç içeydi. Çocuklarımızın okulu bitirme heyecanı ile gözleri ışıl ışıldı. Mutlulukları yüzlerinden okunuyordu. Veliler bile bu mutluluğa katılıyordu. Onlarda en az çocukları kadar heyecanlı ve mutluydu. Biz de nasip olursa önümüzdeki günlerde tatile çıkacağız. Memlekete (Antalya-Akseki) gitmek istiyorum. Büyük bir ihtimal yazılarıma ara vermek zorunda kalacağım. Nasipse sonbaharda görüşürüz.
Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cuma, 05 Haziran 2009 23:00
![]() |
Aylar, yıllar süren hazırlıklardan sonra 6 Nisan'da kuşatma başlıyor, hendekler, surlar bir türlü aşılamıyor. Bizans halkı canla başla İstanbul'u savunuyor, Mesih'in gelip kendilerini kurtaracağına inanıyorlardı. Fatih Sultan Mehmet 22 Nisan gecesi Haliç'e karadan donanma indirdi. Bu olay Bizans halkı için beklenmedik bir durumdu. Halk panikledi, savunma bozuldu. Halkın ve ordunun morali çöktü. Gemilerin Haliç'e nasıl indiği tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. İkinci elden kaynaklarda Dolmabahçe veya Ortaköy'den Taksim sırtlarına kızaklarla kaydırılarak Dolapdere Kasımpaşa'dan Haliç'e indirildiği söylenir. Bazı kaynaklarsa gemilerin bugünkü Okmeydanı denilen ormanlık alanda inşa edildiği söylenir.
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 / 5




