Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cuma, 19 Haziran 2009 23:00
![]() |
Bu yazımda bugünü anlatmak istiyorum. Yıllardır öğretmenlik yapıyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Bu sebeple bu konuda hasbıhal etmek istiyorum. Geçen hafta okuyan öğrencilerimize karne verdik. Her birini gördüğümüz kadarı ile uğurladık. Görmediklerimize de gıyaben hayırlı tatiller temennisinde bulunduk. Gördüklerimize de birtakım nasihatlerle birlikte (kitap okuma gibi) tatilini iyi geçirmesini diledik.
Dün de okulumuzda bir tören vardı. Mezun öğrencilerimizin mezuniyet töreni idi. Tören öylesine duygu yüklü idi ki heyecan ile mutluluk iç içeydi. Çocuklarımızın okulu bitirme heyecanı ile gözleri ışıl ışıldı. Mutlulukları yüzlerinden okunuyordu. Veliler bile bu mutluluğa katılıyordu. Onlarda en az çocukları kadar heyecanlı ve mutluydu. Biz de nasip olursa önümüzdeki günlerde tatile çıkacağız. Memlekete (Antalya-Akseki) gitmek istiyorum. Büyük bir ihtimal yazılarıma ara vermek zorunda kalacağım. Nasipse sonbaharda görüşürüz.
Okulumuz 1872’den beri mezun veriyor. Ülkemizde bir Pertevniyal imajı oluştu. Tabi benim birinci derecen muhatabım bu Pertevniyallilerin okuyan kesmi oluyor. Her gün karşı karşıya geldiğimiz, mimiklerini gördüğümüz, öfkesine sevincine tanık olduğumuz hali ve sözüyle kalben olduğuna inandığım "Hocam, sizi çok seviyoruz." deyişlerini gördüğümüz talebeleri çok seviyoruz. Elbette mezun ettiğimiz öğrencileri unutmuyoruz.
Hani bir gün bir sahabe Peygamberimizin huzuruna gelmiş: "Ya Resulullah, ben sizin yanınızda iken Allah'a olan aşkım kavi, ibadetim daha şevkli oluyor. Sizden uzaklaşınca zayıflıyor." Bizimki de böyle bir şey olsa gerek. Bütün öğrencilerim benim için ab-ı hayattır.
Herkese iyi tatiller.





