Mustafa Bengi tarafından yazıldı. Cumartesi, 11 Nisan 2009 00:00
![]() |
İyi ki doğdun ya Resulallah,
Bize iyilik getirdin, doğru yolu gösterdin,
Sen olmasaydın ya Resulallah biz ne yapardık.
Dünyada çok kahramanlar geldi geçti ama hiçbiri senin gibi mükemmel değildi, hiçbiri bizi etkilemedi senin kadar…
Mesajlarınla bize ışık tuttun, hayatınla bize rehberlik yaptın. Bize sosyal, ahlâki ve manevi hayatın her alanında mükemmel bir kaynak oldun. Kur'an'ın uygulamalarında mükemmel örnek oldun.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardım ettin. Herkese müşfik oldun. Çok eza çektin, kimseye zarar vermedin, dostlarına sevgiyle dostça yaklaştın, düşmanlarına affedici, merhametli oldun.
Herkese her zaman tebessüm ettin. Yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık ve neşe ifadesi vardı.
Adet üzere kullanılan hiçbir kötü sözü ağzına almadın.
Birisiyle karşılaştığında, onunla konuşurken karşındaki yüzünü çevirmeden, yanından ayrılmadan yüzünü başka tarafa çevirmedin.
Kötü kişilerle karşılaştığında onlara nezih davrandın. Niçin denildiğinde "Onlar kötü davrandıkları için, kötü söz söyledikleri için, insanlar onlarla ilişkiyi kesmişlerdir." dedin.
Yolda yürürken gördüğün herkese selam verirdin.
"Terbiyeli insan, iyi ilişkiden ibadet gibi sevap alır.", derdin.
Herkese yol gösterdin, "Yoldaki bir taşı veya dikeni kaldırmak sevaptır.", derdin.
Kimseyi kırmadın, nazik davrandın, şefkatli oldun. Mekke'de sana çok işkence çektiren müşrikler eline düştüğünde bunlara hoşgörülü davrandın.
Ya Resulallah, muhacirlere "Fakirlere müjdeler olsun, onlar kırk yıl önce cennet nimetlerinden faydalanacaklar." dedin. Bizden de fakirlere yardım etmemizi istedin.
Annemiz Hz. Ayşe'ye dedin ki fakirleri yanına al, sev dedin sev ki Allah da seni yanına alsın, dedin. Çocuklara senin kadar hiç kimse müşfik davranmadı.
Bir gün mahalledeki çocukları fazla sevmeyen bir bedevi geldi. "Çocukları amma çok seviyorsun, benim on çocuğum var, daha hiçbirini öpmedim." deyince "Allah senin gönlünden sevgiyi ve merhameti almışsa ben ne yapayım." dedin.
Kölelere kardeşlerimiz dedin oğlumuz kızımız dedin.
Kadınlara özel itina gösterir, nazik davranırdın. Bu yüzden kadınlar senden hiç sıkılmazlardı. Sorunlarını serbestçe sana sorarlardı.
Bir bayram günü bir sokakta küçük kızlar şarkı söylüyorlardı. Hz. Ebubekir çocukları susturdu. Sen ya Resulallah çocukları bırakınız, bayram onların da bayramı dedin.
Sen gelmeden önce Arabistan'da hayvanlara çok eziyet ederlerdi. İnsanlar hayvanlar canlı iken üzerinden et keserler, pişirip yerlerdi. Hayvanları dövüştürmeyi marifet sayarlardı. Engelledin ya Resulallah.
Bir gün Ebu Hureyre sana "Üzerimizde en fazla hakkı olan kimdir?" dediğinde, "Annen sonra baban sonra da akrabaların." diye cevapladın. "Allah'ı en çok sevindiren amel namazdan sonra anneye babaya iyilik yapmandır." dedin.
Sevgili eşin, annemiz Hz. Ayşe'ye "Ya Aişe, fakirleri sev, yakınına al ki Allah da seni yakınına alsın." dedin.
Şefkat gösterene Allah öteki dünyada hayırlar verecektir. Şefkatten mahrum olanlar, Allah'ın hayrından mahrum olacaklardır dedin.
Ağzından hiç yakışıksız söz çıkmadı müstehcen laf söylemedin. En azılı düşmanlarını bile affettin ya Resullah. Uhut'ta üçyüz taraftarını çekerek sana ihanet eden, seni zor durumda bırakan Ubey'i bile bağışladın.
Bazen parayla eşya alır hediye ederdin, üzerinde para oldu mu rahat etmezdin. Biliyorum sen cömertlerin en cömerdiydin.
Kainatın yaratıcısı seni bize rahmet olarak gönderdi. Bir gün Taif'te seni taşladılar; bir melek geldi: "İste ya Resullah Taif'i helâk edeyim." dedi. Sen: "Ben helak isteyemem, ben rahmet peygamberiyim, duamı mahşer gününde ümmetimin kurtuluşu için yapacağım." dedin.
Bize de şefaat et ya Resullah.





