Salı, Mayıs 22, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

İstanbul'un Fethi 2

mustafabengi
Aylar, yıllar süren hazırlıklardan sonra 6 Nisan'da kuşatma başlıyor, hendekler, surlar bir türlü aşılamıyor. Bizans halkı canla başla İstanbul'u savunuyor, Mesih'in gelip kendilerini kurtaracağına inanıyorlardı. Fatih Sultan Mehmet 22 Nisan gecesi Haliç'e karadan donanma indirdi. Bu olay Bizans halkı için beklenmedik bir durumdu. Halk panikledi, savunma bozuldu. Halkın ve ordunun morali çöktü. Gemilerin Haliç'e nasıl indiği tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. İkinci elden kaynaklarda Dolmabahçe veya Ortaköy'den Taksim sırtlarına kızaklarla kaydırılarak Dolapdere Kasımpaşa'dan Haliç'e indirildiği söylenir. Bazı kaynaklarsa gemilerin bugünkü Okmeydanı denilen ormanlık alanda inşa edildiği söylenir.

Fatih kuşatma sırasında Bizans Hükümdarı'na şehri teslim etmesini kendisinin ve maiyetinin Mora'da kalabileceğini bildirmiştir. Buna karşılık Bizans kralı kuşatmayı kaldırması karşılığında büyük servet vaat etmiş, Fatih buna karşılık olarak elçiye "Ya İstanbul beni alır, ya da İstanbul'u ben alacağım." demiştir.

İstanbul'a 29 Mayıs 1453 Salı sabahı girilmiştir. Yine bazı Bizans kaynaklarına göre, genç kızların padişah sanarak Akşamseddin'e çiçek sundukları; Hoca Akşemseddin'in çiçeği almayıp Fatih'i işaret ettiği yazılır. Fatih'inde genç kızlara Rumca: "Çiçekleri hocama veriniz, O İstanbul'un gerçek fatihidir." dediği rivayet edilir.

Gerçekten de İstanbul'un feth edileceğine öylesine inanmıştı ki Şehzade Mehmet'i de küçüklüğünden beri "İstanbul'u sen fethedeceksin." şeklinde yetiştirmiştir. Akşemseddin Hz. Peygamber hadislerinden ve Kur'an-ı Kerim'de geçen Belde-i Tayyibe kelimesinin ebcet hesabıyla İstanbul'un bu yıl (1453) fethedileceğini hesaplamıştır. Kendisi bu hesaba öylesine inanmış ki askerleri bile heyecanlandırmıştır. Fatih Sultan Mehmet bu sebeple hocasına "İstanbul'un manevi fatihi" demiştir.

İstanbul halkı Ayasofya'ya sığınmış dua etmektedir. Fatih Sultan Mehmet Ayasofya'ya girerek Bizans halkına: "Ey Bizans halkı! Can güvenliğinizden ve malınızdan endişe etmeyiniz. Bundan sonra Devlet-i Aliye'nin koruması altındasınız. İsteyen mallarını alıp İstanbul'u terk edebilir, isteyen inancında, ibadetinde özgür bir şekilde burada yaşar." dediği bilinir.

Fatih askerlere İstanbul'u 2-3 gün yağmalanmasına izin verir. Çünkü kuşatma sırasında askerlere "İstanbul'un malı sizin toprağı benimdir." demiştir.

Fatih İstanbul'da hiçbir esere dokunmadı. Yalnız Ayasofya'ya camiye çevirdi. Etrafına surlar yaptırdı, minareler inşa ettirdi. Camiin içindeki mozaik ve resimler (ikon ya da ikonalar)in üzerini kapattı.

Hani şimdi biz harıl harıl çalışıyoruz. 2010 İstanbul Kültür Başkenti olacak diye. O zaman Fatih İstanbul'u gerçek dünya başkenti yaptı. Anadolu'dan, Balkanlar'dan ustalar getirtti. İstanbul'u yeniden inşa etti. II. Mehmet Bizans'tan harabe şeklinde bir şehir devralmıştı. Bizans sarnıçlarını (Çukurbostan, Vefa, Yerebatan) iptal etti. Istranca'dan su getirtti. Şehri su şebekesi ile donattı. Yollara taş döşetti. (O zaman hiçbir Avrupa şehrinde taş döşeli yol yok) Bugünkü İstanbul Üniversitesi'nin olduğu yere saray yaptırdı. Fatih Camii'ni (külliyesini) yaptırdı. Topkapı Sarayı'nın inşasına başladı. Fatih Camii 1766 büyük depreminde enkaz hâline gelmiş, yeniden inşa edilmiştir. Akşemseddin manevi işaretlerle Halit bin Zeyd'in (Eyüp Sultan) mezarını bulunca buraya bir mezar ve türbe yaptırdı.

Fatih İslam coğrafyasından Avrupa'dan bilginler sanatçılar getirtti. Onları meclislerine aldı. Bizanslı tarihçi Dukas bu konuda ayrıntılı bilgi vermektedir. Fatih İstanbul'un fethi üzerine "Truva'nın intikamını aldık." dediği rivayet edilir. Fatih'in bu bilgiyi maiyetindeki Latin bilginlerden öğrendiği düşünülmektedir.

Bazı Latin tarihçiler M.Ö. XII. Asırda en parlak dönemini yaşayan Truvalılar'ın Türk olduğu söylenilmektedir. Mustafa Kemal de Çanakkale Savaşı'nın kazanılması üzerine "Truvalılar'ın intikamının alındığı"nı söylemiştir.

Fatih bütün İslam memleketlerine "Fetihnameler" gönderdi. Her yerden tebrikler geldi. Kahire'de (Memluklular'ın başkenti) bir hafta şenlik yapıldı. Osmanlı'nın güneşi parladı.

Fatih eskiden beri Katolikler'in bütün Hıristiyanlar'ı Katolik çatısı altında birleştirmeye çalıştıklarını biliyordu. Ortodoksları korudu. Ortodokslar'ın başına bir Patrik tayin etti. Ermeniler'in başına da bir ermeni Piskopos getirdi. Yahudiler'in başına da bir Haham getirdi.  Böylece hem hoşgörüsünü gösterdi, hem de Hıristiyanlar'ın birleşmesini önledi.

Roma'da oturan Papa bütün Avrupa liderlerini topladı. Yeni bir Haçlı saferi hazırlamak istedi ama kimse Fatih'e karşı savaşmayı göze alamadı. Orta Çağ'da İslam Dünyası Avrupa'dan çok ilerde idi. Bunu herkes kabul eder.  Bir Fransız tarihçi bir eserinde "Eğer Avrupalılar Haçlı Seferleri'ni yapmamış olup Türkler'in İstanbul'a yerleşmelerine izin vermiş olsalardı Yeniçağ o zaman başlardı." der.

Türkler'in kuşatma sırasındaki harp teknikleri, büyük toplarla surların yıkılması, Avrupalı kralların bu tip toplarla şatoları yıkıp derebeylileri kendisine bağlamasıyla merkezi krallıklar kuruldu. Boğazların elimize geçmesi ile Avrupalılar yeni yollar aramaya başladılar. Coğrafi Keşifleri gerçekleştirdiler.

Fatih peygamberimizin müjdesini gerçekleştirdi. Ruhu şad olsun.


Not: Osman TURAN, Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi
Yılmaz ÖZTUNA, Tarih III.
Yorumlar (1)Add Comment
prost
...
yazar Cihan KARAKAŞLIOĞLU, Haziran 06, 2009
Hocam öncelikle merhaba. Ben 2002 3 Fen A mezunlarından Cihan KARAKAŞLIOĞLU. Beni aradaki seneler de göz önünde bulunudrulduğunda hatırlayacağınızı sanmıyorum. Fakat tarih derlerini sevmemde ve tarihle bir hobi olarak ilgilenmem de emeğiniz büyük.

Yazdığınız konu ile alakalı olarak şu an surların içler acısı halinden bahsetmek istedim. İBB Edirnekapı bölgesinde çalışmam nedeniyle surları yakından görmek fırsatım oldu. Şu an ayyaşların mekanı ve içinde otlar biten virane surların bu bakımsız hali, Fatih'in İstanbul'a kazandırdığı eserlerin (Örneğin: Okmeydanındaki Nişangahlar) sizce de Fatih'in kemiklerini sızlatmıyor mu? O surlar orda oldukça bize Fatih'i asla unutturmayacaktır. Umarım daha duyarlı oluruz.

Avrupa 2010 Kültür Başkenti olması sebebiyle İstanbul'da tarihi eserleri canlandırma projeleri mevcut. Umarım bu projelerden surlar da nasibini alır. Bir İBB çalışanı olarak buna yürekten inanıyorum.

Cihan KARAKAŞLIOĞLU

Makine Yüksek Mühendisi


Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy
Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.