

Mustafa Yaşar tarafından yazıldı.
Çarşamba, 04 Ocak 2012 00:00
Hepimizin değer verdiği insan, eşya, mekan cinsinden şeyler vardır. Bunlar bizim hayatımıza anlam katarlar. Sanki hayat onlarla daha bir anlamlı, daha bir güzel gelir bize.
Doğru mudur bir eşyaya, bir insana bu kadar değer vermek, tartışılabilir. Ama benim gözlemim, hepimizin hayatında özel yeri olan nesneler vardır. Onlar olmazsa ya da bir gün kazara yok olursa hayatımız anlamını yitirecek, dünya başımıza yıkılacak, hayat zindan olacak sanırız.
Gün gelir, dünyanın faniliği tutar, ya sevdiğimiz insanı alır elimizden ya da o çok değer verdiğimiz bir nesnemiz kırılır dökülür yok olur gider. Yani fanilik, sadece insanlara mahsus bir durum değil. Bundan nesneler de nasibini alır bir gün. Ve siz ortada öylece kalakalırsınız. İşte o gün tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönersiniz. Çırpınışlarınız fayda etmez, feryatlarınız fayda etmez. Fanilik fenalığını yapmıştır bir kere. Ne kadar dövünürseniz dövünün faniliğin hışmına uğrayanı geri getiremezsiniz. Zaten bir müddet sonra da yeni durumunuzu kabullenirsiniz, kabullenmek zorunda kalırsınız. Kabullenemezseniz, fanilik bir fenalık da size yapar, sizi de faniler diyarına gönderir.