Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Gül Kokusu

mustafayasar
BizLogoMerhaba,

Edebiyatımızın usta şairlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel bir beyitte şöyle diyor:

Ömrünü geçirse de en güzel güllerle bahçıvanlar
Bir gülü yeryüzünde gülden güzel kim anlar

Gerçekten gülü gülden başkasının anlaması zordur.

Gül, gül olarak kaldıkça güzeldir. Kokusuyla, bildiğimiz renkleriyle bahçemizde açan gülleri hangimiz sevmeyiz.

Sahi gül kaç renkle karşımıza çıkar? İsterseniz sayalım, kırmızı, sarı, beyaz ve pembe.

Sizin sevdiğiniz gül rengi hangisidir bilemem fakat ben kırmızı gülleri diğerlerinden daha çok severim. Hele hele gonca halindeyken bir kırmızı gülün güzelliğini anlatmak hangi babayiğidin kârıdır.

Evet sevgili dostlar, gül güzeldir güzel olmasına da çarşıdan pazardan aldığınız gülleri bilmem hiç kokladınız mı? Koklamadıysanız, zahmet etmeyin, o güllerde koku namına bir şey bulamazsınız. Hatta ot kokusu bile bulamazsınız. İnanmıyorsanız gidin bir gül alın, koklayın.

Peki bu niye böyledir? Bu güllerde neden koku yoktur?

GDO'dan sevgili arkadaşlar, GDO'dan. GDO nedir, Yani genleri değiştirilmiş organizma.

Şimdi, kısaca onu anlatayım sizlere.

Karpuzu bilirsiniz, hani, dışı yeşil, içi kırmızı ve içinde siyah çekirdekleri olan… İşte o karpuzun çekirdeksiz şeklini düşünün ya da hiç kokusu olmayan gülleri düşünün ya da ne bileyim, boz alaca bulaca bir gül rengi düşünün, portakal tadında bir limon düşünün, ekşi mi ekşi bir şeftali, çok çok acı bir elma düşünün.

Eşyanın tabiatına aykırı hale getirilen her canlı GDO'ludur. Yani genleriyle oynanmıştır.

Bitkilerin genleriyle oynama pek yeni sayılmaz. Bu konuda ilk isimlerden biri 19. yüzyılda yaşamış Avusturalyalı bilim adamı ve rahip olan Mendel'dir. Aslında Mendel'den çok daha önceleri Osmanlıda özellikle laleler üzerinde genetik çalışmaları yapılmıştır. Belki daha eski zamanlarda da bu türden çalışmalar yapılmıştır, bilemiyorum. Araştırmak lazım.

Günümüzde ise canlıların genleriyle oynama akıl almaz boyutlara ulaştı.

Bir insan olarak genetikçilerden şunu istiyorum: Güllerin genleriyle oynamayın.

Bırakın onlar doğal haliyle kalsın.

Bırakın sicim gibi yağan yağmurlar altında sevgilime uzattığım gül, gül koksun.

Bırakın anneler gününde anneme uzattığım gül, annemin gül yüzünde güller açtırsın.

Bırakın, giderek küçülen bahçelerimizden gül kokuları yayılsın.

Bırakın, koklamak için tuttuğumuz gül dalından bir diken elimizi kanatsın.

Bırakın, gül bahçelerinde bülbüller şakısın.

Bırakın, ceddimizin mezarlarında rengarenk güller büyüsün.

Bırakın, şairler gülü anlatsın dizelerinde.

Bırakın, güllerimizi, bırakın bizi, bırakın ne olursunuz.

Sözümüzü güller için yazdığım bir şiirin ilk beytiyle bitirelim:

Bedestenler boş, şu kalmamış bu kalmamış
Pazara düşen güllerde koku kalmamış

Sağlıcakla kalın sevgili dostlar…

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy
Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.