Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Tanıdık Sesler

Tükenmeyen Sevdalar

mustafayasar
BizLogoHepimiz az ya da çok, öyle ya da böyle aşık olmuşuzdur. Bizlere sorsalar aşkın ne olduğunu belki çoğumuz kafamızdan bir tanım yaparız. Bu tanımların tamamı hem doğrudur hem de yanlıştır. Çünkü aşkın tanımı yoktur. Bizim yaptığımız tanımlar belki aşk deryasından bir damla almak gibidir.

Denizden bir damla su alınız. Bu damla, deniz suyunun tüm özelliklerini taşır ama deniz değildir. Aşkı da böyle yorumlamak gerekir sanırım. Biz aşkın bir damlasını görünce deryasını gördük sanıyoruz. Bu yanılgı yüzünden de sevdalarımız aylık, mevsimlik oluyor.

Nerde o yiğitler ki bir ömrünü bir sevdaya bağlayıp tek sevda ile ömrünü tamamlasınlar. Tüketim toplumu olduk diyoruz ya, doğru diyoruz. Kullandığımız çeşitli nesneleri nasıl habire tüketiyorsak aynı şekilde sevdalarımızı da tüketiyoruz.

 

İki Yol Var

mustafayasar
Hep senin’çündür benim dünya cefasın çektiğim
Yoksa ömrümün varı sensiz neylerim dünyayı ben
(SELİMİ)

BizLogo(Sanırım, yaklaşık beş yüz yıl önce yazılmış bu güzel beyti günümüz Türkçesine çevirmeye gerek yoktur.)

Aklım kesti keseli bu aşk denen şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştım, desem yeridir. Bunca çabaya karşılık hala bir şey anlamış değilim. Bu ne büyük sırdır bilemem. Bilene de aşk olsun.

   

İlm-i Kıyafet

mustafayasar
BizLogoTarihe mal olmuş bir mezarlığa gidin. Orada birbirinden çok farklı mezar taşları göreceksiniz. Ve hemen hepsinin üzerinde Osmanlıca yazılar… O yazıları okuyacak kadar Osmanlıca biliyorsanız mesele yok, mezarın kime ait olduğunu öğrenirsiniz. Fakat eminim bu yazıyı okuyan dostlarımın önemli bir kısmı Osmanlıca bilmiyordur ve bilmediği için sadece taşlardaki şekillere bakacaklardır. Oysa erbabı, o taşlardaki yazıları okumadan dahi mezarda yatanın cinsiyetini ve sağlığında yaptığı işi söyleyebilir size. Çünkü mezar taşının şekli ile kişi arasında doğrudan bir bağlantı vardır.

Mezar taşlarında olduğu gibi, insanın giyiminden eğlence biçimine kadar her ne varsa bunların tümü ile de kişinin karakteri arasında mutlak surette bir bağlantı vardır. Ben inanıyorum ki bizim hayat anlayışımız genel olarak dış görünüşümüze de yansır. Tersinden bakarsak insanların görünüşleri ile iç dünyaları arasında sıkı bir bağ olduğunu iddia edebiliriz.

   

Beyaz Ölüm

mustafayasar
Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,
Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.
Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,
Burada son fırtına son dalı kırıyordu...
Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...
Gönlümde can verirken köye varmak emeli
Arabacı haykırdı "İşte Araplıbeli!"
Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalana
Biz menzile vararak atları çektik hana.

BizLogoFaruk Nafiz Çamlıbel'in Han Duvarları adlı şiirinden bir bölüm…

Kış manzaralarını yetmiş seksen yıl önce işlemiş üstad. Kışın değişmeyen iki özelliğinden birini kar nedeniyle İstanbullular özellikle bu gün tam olarak öğrendiler: Yolda kalmak…

   

Ah Şu Bizimkiler

mustafayasar
BizLogoBen, bizimkilerin akıllı olduğunu bir türlü kabullenemedim. Onlara akıllı gözüyle bakanların da aklından şüphe ederim. Ama bir yönlerini de her zaman çok takdir etmişimdir: Hemen hepsi hazırcevaptır. Tabiri caizse taşı gediğine koymakta pek mahirdirler.

İstedim ki bu hafta sizlere bu söz ustalarından bir demet sunayım. Sunayım da yüzünüzde bir tebessüm belirsin ve zamanın yorgunluğunu bir an için de olsa unutasınız…

Rıza Tevfik, Mısır'da iken beş parasız kalmıştır. Son çare olarak evinin kapısına "doktor" diye bir tabela asar. Derken bir fellah çıkagelir, bir hastasının olduğunu söyler. Birlikte adamın evine giderler. Bizimki bakar ki hasta öldü ölecek, artık son nefesinde. Adama, "sen hemen şu yiyecek listesini al da gel" der. Yiyecekler gelince yan odaya girer, karnını güzelce doyurur. Fakat bu esnada hasta da ruhunu teslim eder. Hasta yakını "getirdiklerimi sen yedin, hasta da öldü, bu nasıl iş" diye sitem eder. Rıza Tevfik, "bunları yemeseydim evinizden iki cenaze çıkacaktı" der.

   

Sayfa 2 / 86

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.