Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Gerçeğin Aydınlık Işığı

hakancerrahoglu
BizLogoFutbol aşığı insanlarla dolu ülkemizde, bu son günlerde Almanya'da dostluk maçı adı altında oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçı konuşuldu. Oynanan bu maçtan bir cümleyle söz etmek gerekirse, her zaman olduğu gibi karbon kopya maçlardan birisiydi.

Ancak köşe yazarlığıyla köşeyi dönmeyi birbirine karıştıran tükenmiş kalemlerin katalizör gazetecileri de, bu iki takım arasındaki maçı büyük maç havasında göstererek gündem yarattı. Bu durum hayatın yanlış dublöründen farklı birşey değildi.

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının derby adı altında çok büyük maç olarak gösterilmesi, bu iki kulübün 100 yıllık tarihi boyunca yaptığı karşılaşmalar göz önünde bulundurulursa ve buna bu son 10 yıldaki Fenerbahçe'nin uzak ara üstünlüğünü de eklersek, Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının derby olmadığı ortaya çıkmaktadır.

Kimi yazarlar tarafından Fenerbahçe-Galatasaray maçının  Boca Juniors-River Plate, Barcelona-Real Madrid, Celtic-Glasgow Rangers, Inter-Milan vs.. gibi takımlardan sonra dünya derbisi olarak gösterilmesi doğru değildir. Yukarıda saydığım takımlar için birbiriyle oynadığı maçların derin anlamlar taşıdığı bir gerçektir elbette.

Ancak bu takımların bu güne kadar aralarında oynadığı maçların genel tablosuna bakıldığında, rekabet açısından aldıkları galibiyetler mağlubiyetler birbirlerine yakındır. Mesela Barcelona-Real Madrid maçlarının geçmiş tarihlerine baktığımızda kimi zaman Barcelona, kimi zaman Real Madrid kazanmıştır. İki büyük takım arasındaki maçlar böyle olmalıdır.

Hele bir ülkenin iki takımı aynı şehirdense, maçların heyecanı daha da yüksek olması gerekir. Oysa Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının heyecanı tarih boyunca bir kaç maç dışında yüksek olmamıştır, abartı ön plandadır. Fenerbahçe- Galatasaray maçlarını 100 yıldır çoğunlukla Fenerbahçe kazanmıştır. Galatasaray üstünlük sağlamak için herşeyi yapsa da, başarılı olamamıştır. Bu maçlar son yıllarda alınan sonuçlardan sonra rekabet olmaktan çıkmıştır.

Hayatın akışını belirleyen, tarih boyunca her zaman Fenerbahçe olmuştur. Fenerbahçe'nin üstünlüğüyle geçen yıllar, Galatasaray'lıların büyük ölçüde sinirlerini bozmuştur. Bana göre ülkemizde Fenerbahçe'nin istatistikler doğrultusunda gerçek rakibi Beşiktaş'tır.

Gerçeklerden kaçarken kendini ele vermemek gerekir.

Galatasaray, Fransa değerleriyle eğitim veren bir okul olduğu için, kurulduğu zaman da halka yakın olamamıştır. Fenerbahçe ise her zaman halkın yanında, halkın takımı olmuştur.

Eskiden kolay maç kazanmanın kitabını yazanların oynadığı bugünkü futbol, futbol sefaletinin gerçek delilidir.

Galatasaray'da uçan balonların hayalpereset müşterileri her zaman boldur. Tükenmiş kalemlerin silik, bolt yazıları eşliğinde.

Onlar için yine hüzün, yine hüsranla biten bir maçın ardından her zaman olduğu gibi, her Fenerbahçe yenilgisinden sonra Fenerbahçe hakkında ileri geri konuşan, kötülük şenliklerinin büyük ustası Hıncal Uluç var. Neymiş efendim Fenerbahçe'nin stadı kaçakmış, yok Adnan Polat Aziz Yıldırım'ın adamıymış, Adnan Polat Aziz Yıldırım ne derse onu yapıyormuş, yok Rijkaard futbolu bilmiyormuş falan filan, yani bir dolu yalan dolan...

Anılarını solmuş çiçeklerle süsleyen Hıncal Bey'in, kendisinin organize ettiği gerçek yalanlar festivalinde protokol sıralarındaki yeri daima 1 numaradır.

Hıncal Uluç'a çirkin futbol yüzünde, aynada kendisinden detay almasını tavsiye ediyorum. "Acaba herşeyi bilen ben, futbol dehası olarak futbolu ne kadar biliyorum" diye!

Oturduğu her koltuğa ve kendisinin koltukaltına konulan kitaplarla şişirilen bu adam, herşeyi çok iyi bildiğini sanıyor. Bu çirkin tavırlarıyla tanıdığım en katalizör adamlardan birisi. Benim için beş para etmez. Onun için üzerinde fazla konuşulmaya da değmez.

Bazı insanlar içlerindeki kendi küçük dünyalarını büyük zannetmektedirler. Bu insanların, gerçek büyüklüğün büyük gösterilmekten geçmediğini anlayamamış olması, kendi egolarının dışa yansımasıdır.

Duvarlarına Galatasaray ve Arda Turan'ın posterini asanlar, her Fenerbahçe yenilgisinden sonra 100 yıldır değişmeyen gerçeğin aydınlık ışığını, posterlerdeki yüzlerin üzerine tutsunlar.

Artık tek zarla düşeş atma dönemi bitmiştir!

Eskiden ortalıkta kimsenin olmadığı zamanlarda, kazanılan şaibeli başarılarda "saat kaç" diyen birileri, tarihin gerçeğini anlatan sayfalarını yok sayamazlar. Şimdiki başarısızlıklarda ortalıkta görünmeyen gölge adamın, gerçeklerin acıyan tarafını bir kez daha gözden geçirmesi gerekir.

En görkemli sistem ruhtur.

Şimdi Fenerbahçe'de gelecek adına umut veren kocaman şey Aykut Kocaman'ın varlığıdır. Beyefendi kişiliğiyle Aykut Kocaman sadece Fenerbahçe'nin değil, Türk futbolu için de cesur yüreğin, dürüstlüğün umut ışığıdır.

Fenerbahçe'nin şefkati, sevda kadar önemlidir.

Hayat Fenerbahçe ile çok güzel deyip, eller açık gökyüzüne teşekkür etmek gerekir.

Bazı insanlar bilmelidir ki;

Fenerbahçe'nin yaşam tarzı, başkalarının içlerinde saklı kalan özentisidir.

Hakan Cerrahoğlu

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy
Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.