S. Ebru Türüncü tarafından yazıldı. Perşembe, 26 Mayıs 2011 13:51
![]() |
Benim okuldan başka gidecek bir yerim olmadı. Sevdiğim, saydığım,hayran olduğum herşey gibi sevmediklerimi de okullarda buldum. Sonra haziran eylül ayları arasındaki yalnızlığımı, boşluğumu yaşadığım hiçliğimi kelimelerle anlatabilmem mümkün değil. Peki neden okullar yalnız, evler yalnız en önemlisi çocuklarımız yalnız? Gelin bu yanyanayken yaşamak zorunda bırakıldığımız yalnızlığımızın 3 aylık cezasını çekmekten vazgeçelim. Devlet okullarında "YAZLIK OKUL" uygulaması başlatalım. Benim gibi gidecek başka bir yeri olmayan eğitim alanlarla eğitim verenler yazlık okullarda buluşup hasret gidersinler. Beşikten mezara kadar eğitim, diyerek ölene kadar sürmesi gerektiğini atasözlerimizle ifade ettiğimiz eğitim sürecini 3 aylık duraklarda durmaya mahkum etmeyelim. Madem her yaşta eğitim şart, o zaman her ayda da eğitim şart olsun. Geç kalkmamızı kimse elimizden almasın, diye yazlık sınıflarımız 13:00 ile 15:45 zaman aralıklarında açık kalsın. Buradaki dersleri kışlık okulun serbest etkinlik, beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik ve kulüplerin programlarından yararlanarak oluşturalım. Hatta eğitim bedelini okulların normal zamanlarda aldıkları 1 dönemlik eğitime katkı paylarıyla eşitleyelim.
Diyelim ki öğretmen yaz tatilinde çalıştığı yerden başka bir yere gidiyor. Gittği ve kalacağı yerlerde mutlaka bir ilköğretim okulu normal şartlarda bulunmaktadır. Bu okullarda genellikle en az 1 idareci bulunur. Zaten açık olan ve zaten hemen yanı başında öğretmenler bulunan yerleşim alanlarındaki çocukları yaz okuluyla buluşturalım. Nasıl mı? Öğretmen yazın bulunacağı yerin İlçe Müdürlüğü'ne hangi branşta yaz okulunda kurs verebileceğini okullar kapanmadan kendi okul müdürü aracılığıyla ya da digital ortamda dilekçe ile belirtsin. Çocuklar tatile gitmeden önce o okulda açılacak yaz kursu seçenklerinden haberdar edilsin. Okullar kapandıktan sonra çocuklar temmuz ayına kadar dinlenir. Temmuz ayında da yaz okulu uygulaması başlar. Ayrıca günlük eğitim zamanı 13:00-13:45 / 14:00-14:45 / 15:
Eğitim yuvalarıyla eğitim alanları barıştırmanın en güzel yolu YAZLIK OKUL uygulamasının hayata geçirilmesidir.Testlerden,
- Çizgi roman okuma etkinliği
-
Karikatür etkinliği
-
Bulmaca
-
Evcil hayvan bakım özellikleri (akvaryum balıkçılığı, kuşların özellikleri, sürüngenler...)
-
Satranç
-
Çizgi film çiziyoruz.
-
Yazar olacağım.
-
Gazete nasıl çıkarılır?
-
Matematik kulübü
-
Maket yapıyoruz.
-
Pazıl (Puzzle) yapıyoruz.
-
Origami
-
Karagöz Hacivat'la meddah
-
Tiyatro piyesi hazırlayalım
-
Deney yapıyoruz
-
Branş dallarına göre spor yapıyoruz. (basketbol, voleybol, masatenisi, yüzme,...)
-
Notaları öğreniyorum.
-
Sulu boya ile renkler
-
Turistlere anlatıyorum (Yaşadığım yerin tarikhi özellikleri)
-
Açık hava oyunları
-
Potalı fileli oyunlar
-
Tangram
-
Fıkra anlatalım
-
Bitkiler
-
Mozaik yapıştıralım.
-
Sudoku
-
Bilgisayar nasılsın?
-
Film senaryosu yazıyoruz.
-
Kil pişirelim.
-
Tahta işleri
-
Robot yapalım
-
Uçurtma yapalım.
-
İp işleri
-
Elektrikli devreler
-
Harita yapalım.
-
Pusula oyunları
-
Oyun icat edelim.
-
Soru saati
-
Oyuncaklarım
-
Konuşma, monolog dersi
-
Meslekleri tanıyalım
-
Şarkı öğreniyoruz.
-
Şiir yazalım.
-
Binbir Gece Masalları
-
Drama
-
Güzel yazı
-
Sayı Problemleri
-
İkyardım
-
Dans edelim
-
Geometrik çizimler ve materyaller yapıyoruz.
-
Reçel yapalım.
-
Turşu kuralım.
-
Seracılık
-
Arılar
-
Balık tutalım.
-
Ebru sanatı
-
Atık ürünlerin sınıflanması
-
Fotoğraf çekiyorum.
Yıllardır parası olan aileler zaten yaz okularına tüm gün olarak çocuklarını gönderiyor. Diğerleri de evde ne yazık ki bizim yüzümüzden televizyon ve bilgisayara mahkûm ediliyor. Ayrıca çalışan anneler için çocuğun evde tek başına olması, bir sürü tehlikeyi beraberinde getiriyor. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz yazlık okullarda buluşmak dileğiyle hoşçakalın.
Eğitimci Yazar





