Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Üçüncü Gözümüz

SalihaEbruTutuncu2
BizLogoHata yapmaktan korktuk yıllarca. Ya yanlış yaparsak, ya yanlış anlaşılırsak ya da yaptıklarımızı düzeltemezsek diye çoğu kez izleyici olmayı yeğledik. Hayat gözlerimizin önünden kayıp geçti. Sesleri unuttuk önce, sonra da görüntüleri.

Hareketlerin tekrarını hayal etmemiz de imkansız, hele kahkahalar veya kızgınlıklarımız, ilk gezdiğimiz müze, gittiğimiz hayvanat bahçesi ve ilk izlediğimiz tiyatro oyunu. İlk ihaneti kendimiz kendimize yapıyor. Unutmak, unutulmaktan daha zor. Unuttuğumuz yaşamışlıklarımızdan öğreneceğimiz şeyler, yürüdüğümüz zaman içerisinde farklılıklar gösteriyor. Ancak kayıt olmayınca hatırlama, hatırlama olmayınca da anlama, fark ettiğinden ders çıkarma olmuyor. Bu günkü gözümüzle geçmişte göremediklerimize, fark edemediklerimize kıyaslayamadıklarımıza şans veremez oluyoruz.

cocukresim2

Önceleri siyah beyaz çeken sonraları renklenen fotoğraf makinalarından hep ürkmüşümdür. Ayarını bilmem, ışığını bilmem, 36'lık film pozu bitince nereden film bulacağımı hele hiç bilemem. Tam fotoyu çekerken patlayan flaşın neden patladığını bir türlü anlayamam. Bir de son yılların ünlü bir foto çekeniymişim gibi özel günlerde elime aldığım makinanın kullanımında hep üstün bir performans beklerim kendimden. Ben fotoğraf makinasını kullanmayı bilmiyorum, diyenimize daha rastlamadım. Bir doğum gününde makinayı deneye deneye ustalaşacağım an ya 36'lık poz biter ya da pilin yedeğinin takılması gerekir. Siz o pozu bir daha yakalayamaz öyle kala kalırsınız.

2 yıl önce analog foto makinasından vazgeçip digital fotoğraf makinasına geçince hayatımda bir çok şey değişti. Etrafıma daha bir inceleyen, değişik şeyleri yakalamak isteyen gözlerle bakar oldum. Güzellik ve çirkinlik arasındaki farkı somut olarak gözlemleyebiliyorum. Beni çok mutlu etmiş bir foto ile beni hayretlere düşürmüş bir fotoyu peş peşe çekebiliyorum. Böylece bir gün içinde yaşadığım duygu fırtınalarının çeşitliliğine daha sonraki zamanlarda tebessümle bakabiliyorum.

fotococuk

Foto çekerken yapılacak en büyük ve önemli hareketlerden biride deklanşöre basmak, basarken heyecanlanmamak, heyecanlanırsanız da heyecanınızı kontrol edip parmağınızı titretmemek. Titremenin bile ne kadar kontrol edilebilir bir tepki olduğunu deklenşöre sık basmış olanlarınız çok iyi bilir. Çok çabuk heyecanlanan, yerinde duramayan, hareketli bir eğitimalan tanıdığınıza verebileceğiniz en güzel hediye digital fotoğraf makinesidir. Eğitimalanlara durmayı, baktığını görmeyi, beklemeyi, anlamayı, benzer ya da farklı özelliklerle kıyas yapmayı, hareketi, durağanlığı fark ettirmek istiyorsak bol bol fotoğraf çekmelerine vesile olalım. Sorumluluk duygusunu geliştirmek istiyorsak ailemizin önemli gün etkinliklerine ait en değerli fotolarımızı eğitimalanın çekmesine izin verelim, hatta böyle bir sorumluluğu almaya mecbur bırakalım.

En güzeli de çekilen fotoların daha sonraki zamanlarda ailemizdeki diğer kişilerle paylaşılma anıdır. O anlarda fotoğrafa “söz” eklenir. Şuraya gitmiştik, şunları yedik, şunları gördük, şunlar gelmişti… gibi cümlelere soru sorma cümleleri katılarak çift taraflı etkileşimle eğitimalan baş başa bırakılır. Bir iki sözlü anlatımdan sonra eğitimalanların özgüvenlerini gösterircesine ben anlatacağım, ben anlatacağım çığlıklarını her an duyabilirsiniz. Ailece mutluluk pozlarınızı eğitimalanların çekeceği mutlu günlerde görüşmek dileğiyle hoşçakalın.

Saliha Ebru TÜTÜNCÜ (EĞİTİMCİ)

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy
Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.