Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Sultanın Köşesi

Hatırası Olan Dörtlükler - 2

mustafayasar
BizLogoBu hafta da sizlere hatırası olan iki dörtlüğü yazacağımı söylemiştim. Bu dörtlüklerden birisi okulumuzdaki yıllara ait, diğeri dershane yıllarından. Önce Pertevniyal patentli dörtlük:

Biliyorsunuz kapalı mekanlarda sigara yasağından önce okullarda öğretmenler odasında sigara içiliyordu. Bir tiryaki olmama rağmen bu durum beni rahatsız ediyordu. Çünkü sigara içmeyen arkadaşlarımız açısından gerçekten bir facia idi. Onlar her teneffüs bizim yüzümüzden işkence çekiyorlardı. Özellikle bayan arkadaşlarımız üzerlerine sinen tütün kokusundan muzdariptiler.

Süper lise döneminin başladığı ilk yıllardı. Okulda boş sınıflar vardı. Öğretmenler odasının yanındaki sınıf boştu. Seyhan Beye rica ettim. Bu boş sınıfı tiryakiler için tahsis edelim, sigara içmeyen arkadaşları bu işkenceden kurtaralım dedim. Sağ olsun Seyhan Hoca da kabul etti. Böylece tiryakilerin odası ayrılmış oldu.

Biz tiryakiler, yeni yerimizde kimseyi rahatsız etmeden sigaralarımızı tüttürmeye başladık. Sigara içmeyen arkadaşlarımızı duman altı olmaktan kurtarmış olduk. Fakat ilginç olan şu ki sigara kullanmayan arkadaşlarımızın bir kısmı teneffüslerde yine bizim yanımızda idi. Bizim sohbetlerimize katılıyorlardı.

 

Hatırası Olan Dörtlükler

mustafayasar
BizLogoBazı şiirler çalışılmış şiirlerdir, günlerce hatta aylarca çalışırsınız bu şiirler üzerinde ve ortaya bir sanat eseri çıkar. Bazı şiirler ise hemen yazılmak icap eder, yazmaya çalışırsınız.

Bu hafta sizlere, üzerinde çalışılmamış dörtlüklerden birkaçını yazacağım ve yazılış sebeplerini anlatacağım.

Edirne’deki Beyazıt Külliyesi'ni gezip görenleriniz vardır. (Görmeyenlere de mutlaka görmelerini naçizane tavsiye ediyorum.) Osmanlı zamanında ruh sağlığı bozuk olanların su ve müzik sesiyle tedavi edildiği bir şifa evi. Bugünkü adıyla, hastane.

Nedendir bilmem, ben Edirne’yi çok severim ve elimden gelse her sene bu güzel serhat şehrine gitmek isterim.

Edirne’ye her gidişimde ilk durağım da Beyazıt Külliyesi olur. Şehrin diğer kesimleri daima ikinci sırada yer alır benim için.

Yine bir Edirne gezisi ve yine ilk durak külliye, dışarıda sicim gibi yağan bahar yağmuru…

   

Aşk'a Zeyl

mustafayasar
BizLogoBu haftanın yazısının sahibi ben değilim. Yine bir Pertevniyallinin yazısı. Bu hafta sizlere Serap Kesgin’in Elif Şafak’ın Aşk adlı romanı için yazdığı bir yazıyı takdim etmek istiyorum.

Serap Kesgin, Pertevniyal yıllarındaki soyadıyla Serap Yavuz bir edebiyat öğretmeni ve MEV Koleji'nde beraber çalışıyoruz. Zümremizdeki Edebiyat öğretmeni arkadaşlara, türü ne olursa olsun yazmaları konusunda ısrarcı oldum. Sağ olsunlar beni kırmadılar ve iki arkadaşımız roman yazmaya başladı. Serap Hoca da farklı bir mecrada yazmış.

Benim Elif Şafak’la ilgili yazımdan sonra farklı bir yazı kaleme almış, romana farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış. İsterseniz birlikte okuyalım:

   

Öğretmenler Günü Üzerine

mustafayasar
BizLogoÖğretmenler Gününün ihdas edildiği ilk yıllardan biri. Ben bir gecekondu bölgesinde ilkokul öğretmenliği yapıyorum. Okulumun çevresi ekonomik bakımdan son derece berbat bir durumda. Öğrencilerin çoğu çok fakir ailelerin çocukları. Ve bir 24 Kasım Öğretmenler günü.

Teneffüste öğretmenler odasındayız. İsmi gerekmeyen bir öğretmen arkadaşımız hışımla öğretmenler odasına girdi. Elindeki poşetleri bir kenara bıraktıktan sorma öğretmenler odasındaki büyük masanın başına geldi. Elindeki yarısı kullanılmış bir kırmızı tükenmez kalemi masanın üzerine fırlattı ve şunları söyledi: "Arkadaşlar şu rezalete bakın. Bir öğretmenin değeri bu kadar mı? Ayıp yahu…"

Bir an ne olduğunu anlayamadık. Bir arkadaşımız bu hiddetin sebebini sordu. Beyefendi kırmızı tükenmezi bir daha masaya çaldıktan sonra sebebini açıkladı: "Velet, öğretmenler gününde bana kullandığı tükenmezi hediye ediyor. Nasıl sinirlenmem."

   

Bayram Üzerine

mustafayasar
BizLogoBazen bir şiir sayfalarca yazının anlatamadığını anlatır. Şiirin güzelliği de bundan kaynaklanır zaten.

Erzurumlu mutasavvıf Muhammet Lütfi Efendi'nin güzel bir şiiri vardır. Nedense ben her bayramda o şiirin ilk dörtlüğünü hatırlarım.

İsterseniz bu bayramda o güzel şiiri sizlere bir bayram armağanı olarak sunayım:

   

Sayfa 10 / 28

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.