Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Sultanın Köşesi

Bidon

sultanmustafa
1989 yılında Bulgaristan'daki soydaşlarımız Bulgar zulmü yüzünden yurdumuza zorunlu olarak göç etmişlerdi. Bu öylesine zorlu bir göç olmuştu ki gelenler her şeylerini Bulgaristan'da bırakmak zorunda kalmışlardı. Perişan, yorgun, bıkkın, ürkek tavırları vardı gelenlerin. Göçün ilk şoku atlatıldıktan sonra insanlar yavaş yavaş iş bulmaya, öğrenciler okullara gitmeye başladılar. Bulgaristan'dan gelen öğrenciler sayısal derslerdeki başarılarını sözel derslerde gösteremiyordu. Çünkü arada dil problemi vardı. Bu öğrenciler dil konusunda bir hayli sıkıntı çekiyordu.
 

Yasemin

Çoktandır şiir yazamamanın rahatsızlığını yaşıyordum. Nihayet geçenlerde bir şiir ortaya çıktı. Bu yeni şiirimi sizlerle paylaşmak istedim. İnşallah beğenirsiniz.
   

Artık Yaşayamam

sultanmustafa
Sabah 7.30'da derse girmişiz. Dersin tam yarısında kapı çalındı; Sevinç içeri girdi, yanıma yaklaştı, alçak bir sesle özür diledi. O da ne! Sevinç rakı kokuyor. Yerine oturmasını söyledim. Ders bitinceye kadar ne yapmam gerektiğini düşündüm. İdareye şikâyet etsem kıza yazık, sesimi çıkarmasam olmaz.

Tenefüste Sevinç'i yanıma çağırdım.

"Hayırdır?"

Ne demek istediğimi anladı:

"Canım sıkkın hocam, gelirken kafeye uğrayıp iki tek attım. Kusura bakma."
   

Pes Doğrusu

sultanmustafa
Eminönü Belediyesi, “Liseler arası Mehmet Akif'in şiirlerini okuma yarışması” düzenlemiş. Jüri üyesi olarak, ilçede görevli edebiyat öğretmenlerini almak istemişler. Bizim Pertevniyal, Fatih ilçesinde olduğu için jüriye beni ve edebiyat öğretmeni arkadaşım Cengiz Yalçın'ı seçmişlerdi.
Yarışma İstanbul Erkek Lisesi'nin konferans salonunda yapılacaktı. Salona girdik. Bize ayrılan masaya oturduk. Jürideki diğer üyelerle tanıştık.
Yarışmaya katılan okulların öğrencileri salona girmeye başladı.
Salonda biri kız, iki öğrencinin ısrarla bana bakarak konuştuklarını gördüm. Öğrencilerin ikisini de tanıyamadım. Cengiz Hocaya gençleri işaret ederek tanıyıp tanımadığını sordum. O da tanımıyormuş. Kafama takıldı bir kere. Kim bunlar, benim hakkımda ne konuşuyorlar?
   

Bir Veli Toplantısı

sultanmustafa
Pertevniyal’de bir veli toplantısı. Öğrencilerin oturduğu sıralarda bu defa veliler oturmuş, öğretmenleri bekliyorlar.
Birbirini tanımayan bu insanların yüreklerinde endişe, korku, sıkıntı karışımı bir duygu ile ümit arasındaki gel-gitlerin oluşturduğu bir rahatsızlık vardır. Sınıfa gelen A dersinin öğretmeni, öğrenci hakkında olumlu şeyler söylerse ne ala… İçinizi bir gurur kaplar, yüzünüzde bir sevinç dalgası yayılır, gözleriniz ışıldar âdeta. Siz o an zafer kazanmış bir kumandan gibi hissedersiniz kendinizi.
Ya ağzına geleni söylerse? O kadar insan içinde rezil kepaze olmak işten bile değil. Hele bir de sınıfa her giren öğretmen çocuğunuz hakkında olumsuz şeyler söylerse vay hâlinize. Küçülürsünüz, küçülürsünüz de  yer  yarılmaz ki yerin dibine girersiniz.
   

Sayfa 26 / 28

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.