Hakan Cerrahoğlu tarafından yazıldı. Perşembe, 24 Haziran 2010 15:24
![]() |
Güney Afrika 2010 Dünya Kupası maçlarını izlerken, ilkel yorumcuların pozisyonları basma kalıp teorilerle kötü yorumlaması, vuvuzeladan daha çok dikkat çekiyor.
İçten pazarlıklı hesaplarla ve kıt futbol bilgisiyle yorum yapan, yanlış üzerine yanlış konuşan, samimiyetsiz birçok spor yazarı ve yorumcusu can sıkıyor. Trt gibi bir kurum da, bu saçmalıklara göz yumuyor.
Dünya kupası maçlarını "sol bek adamı kaçırmasa, kaleci zamanında çıksa gol olmazdı" gibi abuk sabuk yorumlamak doğru değildir. "Bu maç bitmeden gol olabilir" demek maçı izleyen futbolseverlerle dalga geçmektir. Konuşma sanatından defolu bu insanların kolpa yorumları, futbolun değerlerini paslandırıyor, kimse bu paslı rayların trenine binmek istemiyor.
Eşgali futbola yakışmayan, bu yakışıksız kravatlı beyleri futbol sevgisi uğruna daha ne kadar seyredeceğiz? Gerçekler burnumuzun ucuna dayanınca mı, bazı değer yargılarının farkına varacağız? Üstelik herşey gözümüzün önündeyken!
Gençliğe örülen yüksek duvarlarda, berbat bir sistemin; futbolun teknik analizlerini yapmaktan yoksun, eski şifreleri bunlar!
Bilgisiz, deneyimsiz, sözde yorumcular, kolpacılar, iki lafı biraraya getiremeyenler, mostralıklar;
"çekilin artık televizyon ekranlarından da, doğru dürüst bir maç izleyelim".
Maçları tuhaf anlatımlarla yorumlayan bu adamların garip yorumları yanı sıra; Mançester, Liverpul, Totenham, gibi telaffuzları yüzünden, insan sandalyeden düşecek gibi oluyor sanki. Tanıdığım birçok insan, bu yüzden televizyon sesini sıfırlayıp, maçları öyle izliyor, inanın.




