Pazar, Şubat 05, 2012
   
Yazı boyutu
Giriş yap

Eğitim Sanatı

Yazlık Okullar Açılıyor!

SalihaEbruTutuncu1
BizLogoBenim adaptasyon sorunum vardır. Molaları bu yüzden hiç sevmem. Bir işe başladığımda devam etmeli. Zaten olanları zor anlamaya başlamışken birdenbire durduğumda, devam etmek ya da tekrar kaldığım yerden başlayabilmek dünyanın en zor işidir benim için. Okullar açıldı, dedikleri eylül ayını bu yüzden hiç sevmem. Eylül ayı benim için haziran ayında neden durdurulduğumu bilmediğim eğitim eylemimin, tekrar başlamasının neden gerektiğini bilmediğim bir aydır. İçselleştirmek için 10 ay boyunca fark etmek zorunda kaldığım bütün herşey haziran ayında birdenbire yokmuşcasına durdurulur. Binalar durur, evler arabalar en önemlisi eğitimalanlar durur. Neden durduruluruz hiç anlayamıyorum. Eğitim yuvalarını eğitimalanlar olmadan hiç sevemedim. Seyircisi olmayan sahneyi kim sevebilir ki? Eğitim yuvaları neden 3 ay boyunca sevdiklerinden ayrı kalmışcasına yalnızlaştırılır, bilmiyorum.

 

Silmek İstemiyorum

SalihaEbruTutuncu1
BizLogoBugünlerde çocukluğumda yaptığım hataların peşine düşer oldum. İlk yalanımı nerede söyledim? İlk hangi soruyu yanlış anladım? İlk yanlış cevapladığım matematik sorusu neydi? İlk yazdığım kompozisyonumdaki hatalarım nelerdi? Panoya bir türlü asılamayan belirli gün ve haftalarla ilgili yazılarımdaki hatalarım nelerdi? Bir türlü hatırlayamıyorum. Uğraşıyorum, çağrışım yoluyla geri dönüşler yapmak istiyorum. Olmuyor. Hepsini silmişim. Bütün hatalarımı silmişim. Sanki hiç hatasız bir insan gibi duruyorum. Peki ben hatalarımdan nasıl ders alacağım? Hatalarımı görüp nasıl doğrularını bulacağım? Ya da ileride çocuğuma bak bende senin gibi yazıları yanlış yazıyordum, diyebilmek için hangi ders defterimi paylaşabileceğim? Hiç bir ders defterimi paylaşamam. Çünkü tüm yanlışlarım, hatalarım, farklı seçtiğim seçenek cevapları hepsi yeşil pelikan silgilerle silinmiş. Sihirli bir değnek olsa ve sildiğim bütün yanlışlarımı geri getirse bana. Ben hatalarıma baksam, hatalarım bana baksa. Nerelerde hata yaptığımı, nerelerde yanlış kararlar verdiğimi görsem ve hiç unutmasam. Yaptığım hataları göre göre, hatalarımdan yola çıkarak doğruya kendi doğruma ulaşabilsem ne güzel olurdu değil mi? Sildikçe, yok farz ettikçe, olmamış gibi davrandıkça ben yaptıklarımdan , yaşadıklarımdan ders çıkarmayı nasıl öğrenebileceğim? Ya da neyi dönüştürdüğümü, değiştirdiğimi, eğitim yuvalarında neyi fark edip yanlışı doğrusuyla takas ettiğimi fark edebileceğim? Bilmiyorum.

   

Zamanın Fosili

SalihaEbruTutuncu1
BizLogo225 Miliyon yıl önce dinozorların yaşadığını bize düşündüren nedir? 3 milyon yıl önce de ilk insan ortaya çıkmış cümlesini nasıl kurabiliriz? Peki bu milyon yıllar arasında neler oldu? Kimler yaşadı? Bilmiyoruz. Peki, neler olduğunu nasıl öğreneceğiz?

Bilim adamları, toprağın altından çıkacak taşlaşmış bir canlı parçasını bulabilmek için gece gündüz uğraşıyorlar. Çoğunlukla geçmişe ait buluntular, küçük tesadüflerle ortaya çıkıyor. Bilinmezlik kuyusundan kovamıza bir kaç su damlası düşünce, geçmiş yaşantıları anlamaya, keşfetmeye başlıyoruz. 225 Milyon yılla bugünümüzü yan yana getirmek ne kadar zorsa, eğitim alanların bugününü kayıt altına almak, fosilleştirmek o kadar kolay. Hafızamız elverdiğince eğitim yuvalarındaki yaşantımızı hatırlayabiliyoruz. Daha sonraları anılarımızı paylaşmak istediğimizde hafızamızın bonkörlüğüyle aklımızda kalanları kişilerle paylaşabiliyoruz. Peki ya ilkoukula gittiğimizde ilk yazıyı yazışımızın bir fosili olsaydı... Ya da ilk arkadaşlarımızla oyun oynarken bir anımız kaydedilseydi... İlk okul dışı gezimizi nereye yapmıştık? Ya da ilk deneyimizi, ilk suluboya resmimizi, bir müzik aletini çalmaya çalışırkenki çabalarımızı nasıl kendi yavrumuza anlatabileceğiz?

   

Lavaboları Kıracağım!

SalihaEbruTutuncu1
BizLogoBembeyaz poselen tabaklar üst üste dizilir. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir garson eline porselen tabakları alır. Eğlencenin doruğunu yaşayan müşterilerin önünde diz çöker. Bir tek tabakla bütün tabakları kırar. En son kırma işlemine yarayan tabağıda kendisi yere atıp kırar. Her kültürün bir eğlence şekli vardır. Bazen böyle bir eğlence şeklini, gerçek hayatta başka porselenleri kırarak gerçekleştirebiliriz. Gerçek hayatta gerçekleşecek porselen kırma eylemi eğlence olmaktan çıkmış olarak karşımıza çıkıyor.

   

İki Dil Hiç İnsan

SalihaEbruTutuncu1
BizLogoOkuma yazmayı öğrendikten sonra, anlamadığımız kelimelerin peşine düşeriz. "Okul", "mektep" gibi eş anlamlılar, sürüsüyle öğrenilmeyi beklemektedir. Zıt anlamlıları anlamak oyun gibidir. "Savaş" kelimesinin anlamını bilyorsam "barış" kelimesi çağrışım yoluyla bana zıt olduğunu, bir şeylerin tersi olduğunu fark ettirir. En zor kelime grubu , eşsesliler. Yazılışı da aynı, okunuşu da aynı. Kelimenin hangi anlamıyla kullanıldığını bulabilmem için, cümlenin oluştuğu bütün kelimelerin anlamlarını bildiğimi varsayarak anlayabildikten sonra "yüz" ya da "bin" kelimesinin hangi anlamda o cümle içinde kullanıldığını bulabilirim.

   

Sayfa 1 / 10

Standart yerleşime geri dön
Follow us on Twitter

Pertevniyal.biz 27.01.2007'den itibaren free hit counterkez ziyaret edilmiştir.